Türkiye’nin önde gelen gıda üreticilerinden Yörsan, ayran pazarında da önemli oyuncuları arasında yer alıyor. Firma gelenekten geleceğe sloganıyla başladığı serüvenine, markası altındaki tüm ürün çeşitlerini kendi tesislerinde Avrupa normlarının üzerinde denilebilecek modern bir teknik ve teknolojiyle üretmeye devam ediyor. Zengin ürün çeşitlerinden oluşan ürün yelpazesine sürekli yeni tatlar katan Yörsan, ayran kategorisinde yeni ürünlerini 200 ml ile 300 ml ambalajlarında Yörsan Yayık Ayranı piyasaya sundu. Katkı maddesi içermeyen ve besleyici değeri yüksek olan yayık ayranı kendine has hoş, aromatik koku ve tada sahip. Yörsan Yayık Ayranı’nın yanı sıra Yörsan Ayranları 500 ml, 1000 ml ve 2000 ml lik plastik şişelerinde ve 200 ml, 220 ml ve 300 ml plastik bardak ambalajlarıyla piyasada yer alıyor.
Tüketicilerin her öğünde veya öğün aralarında tüketebileceği çeşitlilikte ayran üretimi yapan Yörsan, büyüme hedefleri doğrultusunda yeni yatırım projelerini ve yeni proses hatları alımlarını sürdürüyor.
Türkiye genelinde 10 bölge müdürlüğü ve 40’a yakın bayi ile ürünlerinin dağıtımını yapan Yörsan, son olarak Edremit Organize Sanayi Sitesi üzerindeki Edremit Bölge Müdürlüğü ile bölge müdürlüğü sayısını 11’e çıkardı. Susurluk’ta ise 1 adet fabrika satış mağazası ile hizmet veren Yörsan, TS- EN- ISO 9001:2000 Kalite Yönetim Sistemi ve TS ISO EN 220000 Gıda Güvenliği Yönetim Sistemi kalite anlayışıyla üretimini yapıyor.
Kaynak: Süt Dünyası Dergisi / Temmuz - Ağustos 2007 www.sutdunyasi.com
En iyi reklamı memnun müşteri yapar Zaman Gazetesi
En iyi reklamı memnun müşteri yapar
Daha çok şikâyetlerimizi dile getirir de iltifatta neden cimri davranırız? Yapılan araştırmalar da bunu gösteriyor.
Şikayet edenler daha fazla sayıda insanı etkilerken memnuniyet yaşandığında beğeninin anlatıldığı insan sayısı çok daha az. Bu oranı bir istisna ile artırmak adına okurumuz Semih Aydın'ın Yörsan Susurluk Fabrikası satış mağazasından aldığı peynirle ilgili bizimle paylaştığı deneyimi aktaralım. Peynir, Susurluk'tan alınır ve iki gün sonra kutu İstanbul'da açılır. Ancak o her zamanki tadından farklı bir lezzetle karşılaşılınca yemekten vazgeçilip internetten Yörsan' a bir şikâyet mesajı atılır. Tarih 29 Mayıs 2006'dır. Ertesi gün yanıt gelir. Ev adresi istenir ve 1 Haziran 2006'da da bozuk peynir yerine yenisi teslim edilir. Yıllardan beri arabamızla güneye inerken Susurluk'taki Yörsan' da bir soluklanıp geçerdik. Dolayısıyla da kurumdaki değişimi de izleyebildim. Şimdilerde ise yerel bir markanın ulusal kategoriye çıkışına şahit oluyoruz. Uzun zamandır raflarda Yörsan ambalajlı ürünleri görüyorum. Ancak ben ve sanırım benim gibi Yörsan' ı soluklanıp geçilen bir yer olarak gören tüketiciler henüz ürünün sürekli müşterisi değiller. Algılamadaki değişimin hızlıca geçilmesi için şirketin ara sıra gördüğüm pazarlama iletişimi çalışmalarına ara vermemesi gerekiyor.
Kaynak: Günseli Özen Ocakoğlu. Zaman Gazetesi. 18.07.2006. www.zaman.com.tr
Gelenekten geleceğe bir marka: Yörsan Referans Gazetesi
Gelenekten geleceğe bir marka: Yörsan
1964 yılında Sebahattin, İzzettin ve Serafettin Yörük'ün Ankara'da Yörükler Ltd. Şti.'yi kurması ile başlayan Yörsan serüveni bugün, üst düzey teknolojik yatırımları ile "Gelenekten Geleceğe" sloganıyla markalaşma yolunda emin adımlarla devam ediyor.
1969 yılında zeytin üretimine başlayan Yörükler, 1970 yılında peynir üretimine başladı. 1975 yılında Maltepe'de bir buzhane kiralayan Yörükler, böylece büyük çapta peynir alım satımına başladı. 1979 yılında Balıkesir'de bir mandıranın satın alınması ile üretime de başlayan Yörükler, 1984 yılında Yörsan'ın temellerini attı ve Yörsan AŞ. kuruldu.
Yörsan'ın, 1984'te Türkiye'nin ilk beyaz peynir fabrikasının kurulması ile devam eden gelenekten geleceğe uzanan başarılı faaliyetleri devam etti ve ilk kez kültürlü peynir konseptini yani pastörize sütle peynir üretimini gerçekleştiren firma oldu. Türkiye'de geleneksel beyaz peynir üretimini sanayi yatırımı ve üretimi olarak gerçekleştiren bir firma kimliği ile doğan Yörsan, Türk beyaz peynirini teknoloji ve endüstri ile buluşturdu.
150'nin üzerinde peynir çeşidinin yanı sıra diğer süt ve ürünleri segmentlerinde de geniş bir ürün yelpazesine sahip olan Yörsan, yurt içi pazarın yanı sıra Amerika ve Japonya pazarına da çok uzun süreden bu yana ihracat geliştiriyor. Yörsan, Japonya'ya giren ilk Türk beyaz peynir markası olma özelliğine de sahip. Amerika ve Japonya'nın dışında ihracat yapılan ülkeler ise; Almanya, Avusturya, İngiltere, Fransa, İsviçre, Belçika, Japonya, Türki Cumhuriyetleri, Suudi Arabistan ve Kuveyt.
Yörsan, geniş ürün yelpazesine sahip 150'nin üzerinde peynir çeşidinin yanı sıra diğer süt ve ürünleri segmentlerinde de geniş bir ürün yelpazesine sahip olan Yörsan, içme sütü segmentinde, UHT, pastörize süt, aromalı sütlerle; yoğurt çeşitlerinde, süzme yoğurt, geleneksel tava yoğurdu, homojenize yoğurt ve meyveli yoğurtlarla hizmet veriyor. Ayran, tereyağ, bal-reçel grubu, meyve suları ve nektarları, tatlı çeşitleri, ulusal ve uluslar arası pazarlarda yeri olan süreç peynirler, taze peynir-krema peynirleri, labne, mozzarella, gouda, ricotto, salata peyniri Yörsan'ın diğer üretimleri olup Diyarbakır Örgü, Van Otlu, Urfa, Antep, Mihaliç (kelle), İzmir Tulumu ve Kıbrıs Hellim ise yöresel peynirlerden bazıları.
Yörsan ISO'nun En Büyük 500 Listesinde 262. Sırada
Yörsan ISO'nun En Büyük 500 Sanayi Kuruluşu Listesinde 262. sırada yer aldı
Yörsan Kurucusunu kaybetti Referans Gazetesi
Yörsan Kurucusunu kaybetti
Ankara'da tedavi gördüğü hastanede dün yaşamını yitiren Yörsan Gıda'nın kurucusu Sebahattin Yörük, bugün son yolculuğuna uğurlanacak.
Diyarbakır örgü, Van otlu, Kıbrıs hellim, İzmir tulumu gibi onlarca peynir çeşidini sofralara taşıyan Yörsan'ın kurucusu Sebahattin Yörük, zatürreye yenik düştü. Susurluk merkezli Yörsan Gıda Mamülleri Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin Yönetim Kurulu Başkanlığı'nı yürüten ve 47 gün önce yoğun bakıma alınan Yörük, dün sabaha karşı Ankara'da tedavi gördüğü hastanede yaşama veda etti. 63 yaşındaki Yörük'ün cenazesi bugün Meclis Başkanı Bülent Arınç ve Adalet Bakanı Cemil Çiçek'in de katılacağı törenle Ankara Karşıyaka Mezarlığı Yeni Camii'de son yolculuğuna uğurlanacak.
Sebahattin Yörük, Türk peynir kültürünün yaşaması ve dünya ülkelerine taşınmasında büyük katkısı olan biri isim. Peynirle ilgili araştırmaları ve çalışmaları geleneksel çeşitlerin unutulmasını önledi.
Sebahattin Yörük, kardeşleri İzzettin ve Şerafettin Yörük ile kaliteli peynir açığını farkederek Türkiye'nin ilk kültür peynirini üretmek için kolları sıvadı ve ilk üretimi 1970'de gerçekleştirdi. "Peyniri Adıyla İsteyin" sloganıyla Türkiye'ye bu geleneksel tadı ne kadar sevdiğini anımsatan Yörük, Yörsan'ı 1984 yılında kurdu. 500 büyük sanayi kuruluşu sıralamasında 290'ıncı sırada yer alan Susurluk merkezli Yörsan, Türkiye'de peynir üretiminde yaklaşık yüzde 25 pay sahibi. 40 bin metrekare ile dünyanın en büyük beyaz peynir fabrikalarından biri olan Yörsan'ın, yoğurt üretiminde ise yüzde 15'e yakın pazar payı var.
Yörsan ürünleri Amerika, Japonya, Kuveyt, Kuzey Kıbrıs ve Arap ülkelerine de ihraç ediliyor.
Peynirin püf noktası: Çok süt, az tuz Sabah Gazetesi
Peynirin püf noktası: Çok süt, az tuz
Gelecekle ilgili planlarınız nedir?
Şu anda tava yoğurdu konusuna ağırlık verdik. En güzel yoğurt geniş ve derinliği az olan kaplarda yapılır. Böylece fazla sulanması önlenir ve çatlamaz.
İyi peynirin sırrı nedir?
Bir kere sütten kaçmayacaksınız. 17 kiloluk iyi peynir için 110 kilo süt kullanıyoruz. Böyle olunca fiyatlar daha yukarıda kalıyor ama kaliteden ödün verirseniz sonunda pazarı kaybedersiniz. 60-70 kilodan da peynir yapan var ama o zaman peynir su içinde kalıyor. Bir de peynirin tuz oranına dikkat etmek gerekir. Bir teneke peynirde tuz oranı yüzde 4 olmalı. Ben yaptığım ürünü beğenmezsem hiç kimseye satmam. Bazı firmalar 5 kat su tutucu özelliğinden dolayı jelatin kullanarak 60-70 kilo sütten peynir yapıyor ama olmuyor.
Japon havayollarında Yörsan yoğurdu Sabah Gazetesi
Japon havayollarında Yörsan yoğurdu
ANADOLU'DA Yörsan'ın peynirlerini bilmeyen yoktur neredeyse. Kaşar, tereyağ, kaymak, dil, lor, dil, karabiberli, kekikli, mantar, cevizli, fındıklı, antep fıstıklı, kırmızıbiberli, çeşni mozerella, Van Otlu, Urfa, Antep, Mihaliç, İzmir Tulumu ve Kıbrıs Hellim'i... Bu liste böyle uzayıp gidiyor. Hatta Yörsan'ın ünü Türkiye'yi de aşıp ta Japonya ve Amerika'ya bile ulaşmış. Japon Havayolları ile Japonya'ya uçarsanız, yiyecek listesinde Yörsan'ın yoğurdunu görebilirsiniz. 2002 yılı rakamlarıyla 49 trilyon lira ciroya sahip şirketin, Balıkesir-İzmir yolu üzerindeki restoranı da en az peynirleri kadar ünlü. Bu restoran özellikle İstanbullu tatilcilerin uğramadan geçemediği bir mekan. Gelin, bakkal dükkanı ile başlayıp peynir ve zeytin ticareti ile devam eden ve İstanbul Sanayi Odası'nın 500 büyük firması arasına giren Yörsan'ın öyküsünü, kurucusu Sebahattin Yörük'ten dinleyelim. * Nasıl başladı peynircilik?
Biz Yörsan'ı üç kardeş kurduk. 1960 yılında askerlik için Van'dan Ankara'ya geldim. Cumhuriyet Muhafız alayında askerliğimi bitirdikten sonra Van'a dönmedim ve Ankara'da bir bakkal dükkanı açtım. Sonra kardeşim İzzettin'i, ardından da Şerafettin'i yanıma aldım. 1969'a kadar bakkal dükkanı devam etti. 1969 yılında peynir ve zeytin ticaretine başladık. 1979'a kadar bu ticaret devam etti. 79'da Balıkesir'de bir mandıra satın aldık. 1984 yılında da fabrikayı kurduk. O gün bugündür de üretim devam ediyor.
* Yörsan'ın markalaşması nasıl oldu?
O zamanlar pastörize süt üretimi ve ya kültür peynirciliği yoktu. Herkes kendi yoğurdunu, peynirini kendisi yapıyordu. Biz bu işi sanayiye dökelim diye düşündük. Gıda teknolojileri konusunda dünyanın bir numarası sayılan Alfa Laval'dan teknoloji aldık. Aslında işe başlarken kimse bize inanmadı. Kimse bu şekilde peynir üretileceğini düşünmüyordu. Bu konuda üretici de azdı. Kaliteli de üretim yapınca herkes tarafından beğenildi ve çok tuttu. Zamanla Anadolu'nun her yerine ürün göndermeye başladık. Biz Türkiye' de ilklerini gerçekleştirmiş bir firmayız. Yöresel peynir grubunu ilk defa satışa sunduk. Hem dünyanın hem de Türkiye'nin en büyük peynir fabrikalarından birine sahibiz. Şu anda günde 500 ton süt işleme kapasitesi ile çalışıyoruz.
* Markalaşmada en çok neye dikkat ettiniz?
İşin başı kalite. Kaliteli mal ürettiğinizde eninde sonunda birileri sizi farkeder. Bir de tüketici ile iyi iletişim kurmak çok önemli. Ben Türkiye'nin her yerine gittim. Ürünümü anlattım. Birilerinin bizi anlatmasını değil bizim kendi kendimizi tüketiciye anlatmamızı tercih ettik. Bu da tüketicide güveni artırdı. Biz işe başladığımızda kültür peyniri nedir kimse bilmiyordu.
* Süt ve süt ürünlerinde ihracat zordur ama yurtdışını zorladınız mı?
Japonya ve Amerika'ya satışımız var. Gemiyle soğuk hava depolarında gidiyor ürünler. Japon havayollarının yemek listesinde Yörsan yoğurdu görebilirsiniz. Japonlar önce peynir aldı. Beğenince diğer ürünlerden de istedi. Şimdi onlara nar suyu göndereceğiz. Hedefimiz dünya markası olmak. Kuveyt ve Kuzey Kıbrıs'la da temaslarımız var. Kaynak: 22.01.2004, Leyla Şen Hacer Gemic Sabah Gazetesi
Yörsan Dünya Starı
Yörsan Dünya Starı
DÜNYANIN EN BÜYÜK BEYAZ PEYNIR ÜRETICILERINDEN OLAN YÖRSAN, “IKI BÖLMELI MEYVELI YOGURT KASESI” VE “KULPLU TAVA YOGURDU” AMBALAJ TASARIMLARIYLA, DÜNYA AMBALAJ ÖRGÜTÜ WPO TARAFINDAN VERILEN “WORLDSTAR 2004” ÖDÜLLERININ SAHIBI OLDU.
YÖRSAN, iki ürün ambalajıyla Dünya Ambalaj Örgütü WPO (World Packaging Organisation) tarafından verilen Yılın En İyi Ambalajları Ödülleri“Worldstar 2004”ün sahiplerinden biri oldu. Her yil içeçek, yiyecek, elektronik, kozmetik, ev eşyası, ilaç gibi kategorilerde dağıtılan ve ambalaj sektörünün Oscar’ı olarak bilinen Worldstar ödülleri bu sene toplam 32 ülkeden katılım yapan ürünler arasından 154 ambalaja verildi. YÖRSAN’ın yiyecek kategorisinde ödül alan ambalaj tasarımları ise “YÖRSAN İki Bölmeli Meyveli Yoğurt Kasesi” ve “YÖRSAN Kulplu Tava Yoğurdu” ürünleri oldu.
YÖRSAN’ın Meyveli Yoğurt ambalajı, birinde doğal beyaz yoğurdu, diğerinde de özel meyveli yoğurt için hazırlanmış meyve sosunu barındıran iki bölümden oluşuyor. Altı farklı meyve sosu çeşiti bulunan YÖRSAN Meyveli Yoğurt’un ambalaji tüketiciye hemyoğurt ve sosu ayrı ayrı yiyebilme hem de kendi karışımını yaratabilme imkani tanıyor.Tava yoğurdu ise daha fazla kaymak yüzeyi sunan özel dikdörtgen kilitli saklama kabı ile geleneksellikle teknolojiyi buluşturarak yoğurt ambalajına alışılmışın dışında özgün bir yorum getiriyor.
Avrupa normlarında, modern teknoloji ile üretim yapan YÖRSAN, TS- EN-ISO 9001:2000 Kalite Yönetim Sistemi Belgesi, HACCP 13001 Gida Güvenliği Yönetimi Sistemi Belgesi ve TS EN ISO /IEC 17025 Deney Laboratuvari Yeterlilik Belgesi’ne sahip. Sağlıklı ve hijyenik koşulların yanı sıra kaliteli ve lezzetli ürünler sunmayı kendisine ilke edinmiş olan firma, dünyanın en büyük beyaz peynir üreticilerinden biri olma özelliğini "gelenekten geleceğe" sloganı ile gururla taşıyor. YÖRSAN’ın ürüngamında yer alan 150’nin üzerinde peynir çeşidinin yanısıra, yoğurt çeşitleri,tereyağlar, süt çesitleri, meyve suları ve nektarları, tatlı çeşitleri ve piknik ürünleri bulunuyor.
WPO tarafından organize edilen Uluslararası Ambalaj Yarışması’na her yıl Türk Standartları Enstitüsü tarafından seçilen ambalaj tasarımları katılıyor. TSE’nin üyesi ve Türkiye temsilcisi olduğu Birleşmiş Milletler, Avrupa Birliği ve diğer ulusal ve uluslararası kurumlarla ortaklaşa çalışan bir organizasyon olan ve genel sekreterliği İsviçre’de bulunan Dünya Ambalaj Teşkilatı (WPO), yalnız Worldstar ambalaj yarışmasi ile değil, eğitim faaliyetleri, fuar ve kongre organizasyonları ve çesitli yayınlarıyla dünyada ambalaj sektörünün teknolojik gelişimine katkıda bulunuyor.
Woldstar ambalaj yarışması jürisi, yarışmaya katılan ambalaj tasarımlarını, taşıdığı ürünü koruma ve saklama; yükleme-boşaltma, doldurma, istifleme ve açıp kapama kolaylığı; uygun işaretleme (bilgi verme), üretim kalitesi, malzeme ekonomisi ve maliyet; çevre koruma ve doğaya geri dönüşüm özelliği; yaratıcılık ve üretim ve malzeme açısından ülke şartlarına uygunluk gibi kriterlerle değerlendiriyor.